çağ açan,çağ kapatan-şanlı şehir İstanbul

Siir - çağ açan,çağ kapatan-şanlı şehir İstanbul

(Osman karahasanoğlu)


Milattan önce yedinci yüzyılda, Megaralılar tarafından kuruldu.
Byzantıon adı verilip, bu ismi yaşatmak için, her tarafa duyuruldu.
Daha sonraki yıllardan, günümüze kadar, Antoninia, Kostantinopolis.
Fransızlar, Constantinopole, İtalyanlar, Costantinopoli isimlendirmiş.
Ruslar; Gargorad, Romenler Tarigrad, İskandinavlar Miklagarad demiş.
İslam Peygamberi Kostantiniyenin fethini Müslümanlara haber vermiş.
Bu beldeyi fetheden kumandan ve askerleri, çokça güzel övülmüş.
Bu müjdeyi duyan İslam orduları, burayı kuşatmışlar fakat alamamış.
Avarlar, Sasaniler, Araplar, Bulgarlar, Ruslar da almayı başaramamış.
Surlar dibinde yatan şehit sahabeler bunların en büyük timsalleridir.
İsmini Eyyüb el ensari den alan, Eyüp ilçesi bunlardan biridir.
Şehitlerimize binlerce rahmet, onlar ölü değil, elbette diridirler.
Ama çok gafiller bu hakikatlere, akıl erdiremez ve bunu bilmezler.
Birinci Beyazıt altı kez, Musa çelebi, İkinci Murat kuşatmışlar.
Kutsal müjdeye layık olamadan, geri çekilmek zorunda kalmışlar.
Fatihin atası birinci Beyazıt da, Anadolu hisarını yaptırmıştı.
İkinci Mehmet genç yaşta tahta çıkıp, Rumeli hisarını yaptırdı.
Adım, adım peygamber müjdesine, Allah’ın izniyle ulaşacaktı.
Elli bin kişilik ordusu ile üç gün surlar çevresinde keşif yaptı.
Gayesi düşmanın moralini bozup, kalbine korkular salmaktı.
Bin dört yüz elli iki senesinde kışı Edirne de geçirip hazırlık yaptı.
Bizanssın içi çok karışık, halk eziliyor, İslam adaletine muhtaçtılar.
Lukas Notaras manidar şu sözleri, Bizans’ın durumunu iyi anlatır
“Ben kentin ortasında Latin papazlarının ayin taçları yerine,
Türk sarığı görmeyi tercih ederim” dedirten bu manalı söze.
Yarım ada karadan yüz bin kişilik orduyla ablukaya alınmıştı.
Yirmi bir nisan bin dört yüz elli üçte yüce dahi plan yapmıştı.
Yetmiş iki parça gemiyi, Tophaneden Haliç’e karadan indirdi.
Aman Yarabbi! Elbet bu tarihte eşi olmayan büyük bir stratejiydi.
Denizden ve karadan saldırıya geçen şanlı, kahraman ordumuz.
Kale burçlarına al sancağımızı dikti, şehit ulu batlı Hasan’ımız.
Fatih’in hocası Ak Şemsedin’in duası, Allah’ın lütfü ihsanıyla.
Kostantiniyye, şanlı büyük zaferle katıldı, Osmanlı Türk yurduna.
Yirmi dokuz Mayıs bin dört yüz elli üçte Bizans’a karşı zafer kazanıldı.
Topkapı’dan atıyla Kostantiniye’ye, Fatih Sultan Mehmet sevinçle girdi.
Ayasofya’ya doğruca gidip, orayı camiye çevirip, şükür namazı kıldı.
Bizans halkına her türlü özgürlüğü vererek, onların dostluğunu kazandı.
Araplar Kostantiniye, Türkler İslam bol, Mahruse, Dersaadet, Belde-i tayyibe.
Asi tane, Asitane-i Saadet, Darüs saltana, Darüs saltana tüs seniyye.
Daha sonralarda, İstanbul ismiyle yâd edilip gelmiş elbet bu günlere.
Marmara’yı, Karadeniz’e bağlayan otuz kilometrelik boğaz sende.
Altın Boynuz denilen dünya harikası haliç elbette yine İstanbul da.
Batıda çatalca yarımadası Avrupa, doğusunda Kocaeli yarımadası Asya.
Seni kuranlar çok iyi yere kurmuşlar, bu besbelli işte tarih aynasında.
Seni çevrende bulunan; Kayış, Âlem, Çatal, Karlı, Aydos dağların
Boğaz sırtlarında uzanan; Göztepe, Çamlıcaların, Yuşa tepelerin.
Sana su sağlayan; Ömerli, Elmalı, Ali bey barajların.
Terkos, Büyük çekmece, Belgrat ormanlarındaki göllerin.
Boğazın iki yakasında uzanmış, ihtişamlı sarayları, yalılarını.
Beylerbeyi, Topkapı, Çırağan, Dolma bahçeyi, Yıldız sarayını.
Görmeye değer, ulaşım hizmeti veren, Haydarpaşa, Sirkeci garını.
Sultan Ahmet de Justinianos’un yaptırdığı Yerebatan sarayı.
Bostancı da Bryas sarayı, ayrıca Çemberli taşı, kız taşı, dikili taşı.
Beyazıd kulesi, Galata kulesinden uçan, Meşhur Hezarfen Ahmet çelebi.
Üsküdar önlerinde, nazik görünümüyle, görmeye değer Kız kulesi.
Eski İstanbul un meşhur kale kapıları, yeni nesillerimize gezdirilmeli.
Türkün yüce zaferi, buraları görmekle, göstermekle yâd edilmeli.
Edirne kapı, Top kapı, Silivri kapı, Mevlana kapı, Eğri kapı, Yeni kapı.
Ayasofya, sultan Ahmet, nuru Osmaniye, Beyazıt, Süleymaniye .
Fatih, Eyüp, Laleli, Valide, Beylerbeyi, Yeni Valide ye gel görmeye.
Üsküdar da üçüncü Ahmet çeşmesi, Top kapı çeşmesi sanat harikası.
Akşemseddin’in kabrini bulduğu, Eyyüb el ensari, Peygamber mihmandarı.
İstanbul’u süslendirmiş, sahabeyi Güzinler şehit mezarlarıyla davet eder bizi.
Hamdullah el ensari, Ahmet el ensari, Ebu Derda daha bilinmeyen niceleri.
Halid bin Zeyd, Abdullah el Hudri, Eba Şeybetül Hudri, Abdurahman el Şabi.
Şairlerin şiirlerine konu olmuş, İstanbul un büyüleyici muhteşem güzelliği.
Nefi, Nabi, gazellerinde, Nedim’in konu olmuş, kaside ve güzel şarkılarında.
Tevfik Fikretin, Mehmet Akifi’in, Yahya kemal’in mana yüklü şiirlerinde.
Ziya Osman Saba, Orhan Veli, fazıl Hüsnü Dağlarca’nın şiir konularında.
Hüseyin Rahmi, Reşat Nuri, Halit ziya gibi yazarlarınromanlarında.
Anadolu yakasındaki; Beykoz, Ümraniye, Üsküdar, Beylerbeyi, Kadıköy.
Avrupa yakasındaki
osman karahasanoğlu
2006-12-03 22:17:26 (1887)